Sağlıklı Güzellik İçin: Bedenin Kaynaklarıyla Gelen Estetik
Acıbadem Hastanesi Estetik Cerrahı Dr. Abdullah Etöz’den yapay dolgulara karşı uyarılar ve doğal dolgu yöntemlerine dair önemli açıklamalar
Estetik cerrahi, günümüzde yalnızca güzellik amaçlı değil, aynı zamanda kişinin kendini daha iyi hissetmesi ve yaşam kalitesini artırması için de tercih edilen bir alan haline geldi. Özellikle dolgu uygulamaları, yaşlanma belirtilerini azaltmak, yüz hatlarını belirginleştirmek ve vücutta istenmeyen deformasyonları düzeltmek amacıyla en çok başvurulan işlemler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, dolgu seçiminde dikkatli olunmadığı takdirde ciddi komplikasyonların yaşanabileceğine dikkat çekiyor.
Bu konuda Acıbadem Hastanesi’nin deneyimli estetik cerrahlarından Dr. Abdullah Etöz, yapay dolguların risklerine ve doğal yöntemlerin avantajlarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

“Plastik cerrahlar yapay dolguları pek sevmeyiz”
Dr. Abdullah Etöz, dolgular konusunda en çok tercih ettikleri yöntemin, kişinin kendi vücudundan elde edilen dokularla yapılan uygulamalar olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Genel olarak biz plastik cerrahlar yapay dolguları pek sevmeyiz. Dolgu olarak kişinin kendi dokusunu kullanmayı tercih ederiz. Bunlar, yağlar ya da deriden elde edilen fibrojen dolgulardır. Örneğin karın germe ameliyatı sonrası çıkan deri fazlalığından elde edilen dolgular vardır. Bunlar yağ değil, derinin iç yapısıdır. Böyle doğal dolgular dudakta kullanıldığında daha kalıcı olmaktadır.”
Popo dolgularında sıkıntılar artıyor
Yapay dolguların en çok sorun yarattığı alanlardan birinin popo dolguları olduğuna dikkat çeken Dr. Etöz, bu konuda yaşanan komplikasyonları şu sözlerle aktardı:
“Özellikle popo dolgularında şikayetlerin yoğun olduğu bir gerçektir. Dolgu, hareketle aşağı inebiliyor. Erimeyen dolgular, bu tür sorunlara daha sık yol açıyor. Ayrıca krom, kalsiyum içeren dolgular daha kalıcı olsun diye kullanılıyor ama yanlış yere yapıldığında kemikleşip sertleşiyor. Dudakta bu dolgular kullanıldığında, taşlaşmış bir dudakla karşı karşıya kalabiliyoruz. Böyle durumlarda müdahale ederek dudakları açmak zorunda kalıyoruz.”
Etöz, enfeksiyon riskine de dikkat çekerek, “Büyük dolgular yaptıran bazı hastalar enfeksiyon yaşayabiliyor. Bu durumda dolguları boşaltmak, hatta popoyu yeniden şekillendirmek gerekebiliyor. Ne yazık ki izler kalabiliyor. Bu nedenle yapay dolgular sevmediğimiz dolgu türleri diyebiliriz!” dedi.

Yağ transferi: Doğal ve güvenli yöntem
Yapay dolguların risklerine karşılık, yağ transferinin güvenli ve doğal bir yöntem olduğunu vurgulayan Dr. Etöz, bu uygulamanın avantajlarını şu şekilde açıkladı:
“Yağ transferi çok hızlı iyileşen ve kişiyi zorlamayan bir müdahaledir. Sağlıklı estetik için kişinin kendi kaynaklarını kullanmak en doğru yaklaşımdır. Özellikle ameliyat sonrası kontür bozukluklarında, yüz ve göz çevresinde sıkça tercih ediyoruz. Doğum sonrası annelerin göz çevresi ve şakak bölgelerinde yağ kaybı olabiliyor. Bu durumda küçük yağ transferleriyle onları doğum öncesi görünümlerine kavuşturabiliyoruz.”
Yağ transferinin kullanım alanları
Etöz, yağ transferinin kullanım alanlarını da şöyle sıraladı:
• Yüz estetiği: Nazolabial çizgiler, çene ucu, yanak ve göz çevresi
• Doğum sonrası deformasyonlar: Şakak ve göz altı çöküklükleri
• Vücut estetiği: Vajinal bölge ve meme ucundaki deformasyonlar
• Kalça ve göğüs şekillendirme
Ancak dudakta yağ transferini tercih etmediklerini vurgulayan Etöz, “Dudak çok hareketli bir bölge olduğu için yağın tutunabilmesi zor oluyor. Bu nedenle dudak dolgularında yağ enjeksiyonu genellikle başarısız oluyor” dedi.
Neden yağ dolgusu? Avantajları neler?
• Doğal bir yöntemdir, kişinin kendi dokusu kullanılır.
• Alerji ya da yabancı madde reaksiyonu riski yoktur.
• Yağ dokusunun bir kısmı kalıcı olarak tutunur, uzun vadeli sonuçlar sağlar.
• İçeriğinde bulunan kök hücreler sayesinde cilt kalitesi de iyileşebilir.

Sonuç: Estetikte doğru yöntem ve uzman eller şart
Dolgu uygulamaları, estetik cerrahinin en çok tercih edilen işlemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak uzmanlar, yanlış dolgu maddeleri ve tecrübesiz ellerin, geri dönüşü zor komplikasyonlara yol açabileceğini hatırlatıyor.
Dr. Abdullah Etöz’ün de vurguladığı gibi, kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokusu ile yapılan transferler, hem doğallığı hem de güvenliğiyle estetik cerrahide ön plana çıkıyor.
Acıbadem Hastanesi’nin sunduğu estetik ve diğer alanlardaki sağlık hizmetleri için Acıbadem Berlin Bürosu ile irtibata geçerek, daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Acıbadem Berlin Bürosu: +49 1578 3343307
Özlem Coşkun – KADINCA.TV – 13.09.2025 – 20:00
© Fotoğraflar: Acıbadem Hastanesi ve KADINCA.eu
İlk yorum yapan olun