Kişiye Özel Göz Sağlığı:
Prof. Dr. Banu Coşar ile Tedavide Yeni Ufuklar
Acıbadem Maslak Hastanesi’nden göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, Berlin’deki muayene günlerinde yalnızca yoğun ilgiyle değil; ileri teknoloji, yüksek vaka deneyimi ve kişiye özel tedavi yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Berlin’de göz doktoru Ersin Küçükkaya’nın muayenehanesinde hasta kabul eden Coşar, standart kalıplar yerine her hastaya ayrı plan yapmanın altını çiziyor.
“Her hastaya aynı reçete değil, kişiye özel plan”
KADINCA.eu’ya konuşan Prof. Dr. Coşar, Almanya’daki birçok merkezden ayrıştıkları noktayı şöyle özetliyor:
“Biz hiçbir hastaya ‘paket tedavi’ sunmuyoruz. Her gözün yapısı, hastanın yaşı, mesleği, beklentisi ve yaşam tarzı farklı. Tanı aşamasında ileri teknoloji cihazlarla detaylı ölçümler yapıyoruz. Kornea kalınlığı, göz içi yapılar, retina durumu gibi pek çok parametreyi analiz ediyoruz. Tüm sonuçlara baktıktan sonra hastaya birden fazla seçenek sunuyor ve kararı birlikte veriyoruz.”
Bu yaklaşım, özellikle gözlükten bağımsız yaşamak isteyen hastalar için belirleyici hale geliyor.
Gözlükten bağımsız yaşam mümkün mü?
Coşar’a göre öne çıkan iki ana hasta grubu var:
Genç hastalarda lazer tedavileri:
• PRK / No Touch Lazer (korneaya temas etmeden yapılan yüzey lazeri)
• LASIK (korneada ince bir kapak açılarak uygulanan lazer)
• Smile Pro (kornea içinden küçük bir doku çıkarılan, flepsiz yöntem)
Uygun adaylarda, her iki göz için toplam yaklaşık 15 dakika süren işlem sonrası hastaların büyük bir kısmı günlük hayatını gözlüksüz sürdürebiliyor. Coşar, “Başarı oranları yüksek olsa da, her hasta için sonuçlar kişisel göz yapısına ve iyileşme sürecine göre değişiyor; bu nedenle muayene ve bilgilendirme sürecini çok ciddiye alıyoruz” diyor
40 yaş sonrası hastalarda trifokal mercek (“akıllı lens”):
Halk arasında “akıllı lens” olarak bilinen trifokal mercekler, uzak–orta–yakın mesafeyi aynı göz içi mercekte toplayan özel lensler. Katarakt ameliyatı tekniğiyle yerleştirilen bu mercekler sayesinde, uygun hastalarda günlük yaşamda gözlük ihtiyacı büyük oranda azaltılabiliyor. Uluslararası çalışmalar, trifokal mercek takılan her 10 hastanın yaklaşık 9’unun gözlüksüz yaşam hedefini yakalayabildiğini gösteriyor.
Banu Coşar, “Her cerrahi girişimin olduğu gibi bu tedavilerin de riskleri, adaptasyon süreci ve yan etkileri olabilir. Biz tüm bunları hastalarımızla ayrıntılı konuşmadan hiçbir adım atmıyoruz” diye ekliyor.
Nadir ama hayati: Doğuştan (konjenital) katarakt
Röportajın en dikkat çeken başlıklarından biri de doğuştan katarakt. Bebeğin göz merceğinin doğuştan bulanık olması şeklinde görülen bu durum, zamanında müdahale edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabiliyor.
Prof. Dr. Coşar bu noktada zamanlamaya dikkat çekiyor:
• Bebeğin 4–6 haftalıkken kırmızı refle testi ile taranması gerekiyor (göz bebeği büyütülerek, ışık tutup retinadaki yansımanın kontrol edildiği basit bir test).
• Yansımada bozukluk görülürse bebek gecikmeden göz doktoruna yönlendirilmeli.
• Ameliyat gecikirse ambliyopi (göz tembelliği) gelişebiliyor; göz yapısı sağlam olsa bile beyin o gözü kullanmayı öğrenemiyor”.
Bebeklerde genellikle ilk aşamada kalıcı mercek yerleştirilmesi tercih edilmeyebiliyor, çünkü göz hızla büyüyor.
• İki göz ameliyatlıysa, kalın camlı gözlük,
• Tek göz ameliyatlıysa, kontakt lens kullanılabiliyor.
Yaklaşık 2,5 yaşından sonra göz büyümesi yavaşladığında ikinci bir ameliyatla göz içine kalıcı mercek yerleştirilebiliyor.
Kişiye özel ileri yöntemler
Bazı özel vakalarda, gözün kendi kapsülü içine düz bir mercek, önüne ise ek trifokal mercek takılabiliyor. Böylece çocuk hem uzak hem yakın hem orta mesafede daha konforlu ve çoğu zaman gözlüksüz görebiliyor. İlerleyen yıllarda numara değişirse ek mercek değiştirilebiliyor.
Her merkezde uygulanmayan bu yöntem, doğru seçilmiş hastalarda ciddi bir konfor artışı sağlayabiliyor.
Kornea, retina ve kök hücre tedavileri
Coşar’ın kliniği yalnızca kırma kusurlarına (miyopi, hipermetropi, astigmat) değil, daha ağır tabloların tedavisine de odaklanıyor:
• Kornea nakli (gözün saydam tabakasının doku nakli ile değiştirilmesi)
• Vitreoretinal cerrahi (retina ve göz içi jel dokusuna yönelik ameliyatlar. Örneğin retina dekolmanı)
• Kök hücre uygulamaları
Özellikle göz yüzeyine yönelik kök hücre tedavilerinde, korneanın üst tabakasını besleyen yeni hücreler, nakil yapılan dokunun tutunmasını kolaylaştırarak başarı şansını artırabiliyor. Retina kök hücre uygulamalarında bugün için tam bir iyileşme her zaman mümkün olmasa da, retinitis pigmentosa (tavukkarası) gibi hastalıklarda elde edilen küçük görme artışları bile hastaların yaşam kalitesinde önemli fark yaratabiliyor.
Neden tercih ediliyor?
Prof. Dr. Coşar’a göre Berlin’de yoğun ilginin birden fazla nedeni var:
• Yüksek teknoloji yatırımları
• Geniş vaka deneyimi
• Avrupa’ya kıyasla maliyet avantajı
• Otel konforuna yakın hastane hizmeti
• Türkçe iletişim ve kültürel yakınlık
“Bizim için en önemli şey güven. Hasta kendini emin ellere bıraktığını hissetmeli. Mesleğime duyduğum sevgi ve her hastaya özel plan yapma anlayışım, sanırım en çok bunu yansıtıyor,” diyor.
Berlin’deki muayene günleri yalnızca lazer veya ‘akıllı lens’ talebi olanları değil, kendi ülkesinde ‘tedavi olamaz’ denilmiş, ya da ikinci görüş almak isteyen birçok hastayı da bir araya getiriyor. Ve belki de en önemlisi: Her hastaya, sadece göz bulguları üzerinden değil, kendi yaşam hikâyesiyle bakılıyor.

İletişim
Berlin’den bilgi almak veya randevu oluşturmak isteyen hastalar, Acıbadem Berlin Bürosu ile iletişime geçebiliyor. Büro aracılığıyla muayene günleri, tedavi seçenekleri ve süreç hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor.
Acibadem-Informationsbüro Berlin / Deutschland
Potsdamer Straße 141, 10783 Berlin.
Tel.: 030 22488800

Özlem Coşkun – KADINCA.TV – 19.02.2026 – 23:00
© Fotoğraflar: AYPA.TV + ACIBADEM
İlk yorum yapan olun