Tuba Bozkurt, KADINCA.eu’ya konuştu: “Kadın gibi siyaset konuşulmalı ve görünür olmalı”

Tuba Bozkurt, KADINCA.eu’ya konuştu:
“Kadın gibi siyaset konuşulmalı ve görünür olmalı”

Berlin Eyalet Meclisi’nde, özellikle ayrımcılıkla mücadele (Antidiskriminierung) alanında çalışmalar yürüten Bündnis 90/Die Grünen milletvekili Tuba Bozkurt, KADINCA.eu’ya verdiği özel röportajda kadınların siyasetteki mücadelesini, karşılaştıkları engelleri ve kadın dayanışmasının önemini değerlendirdi.

Kadın olmanın yanı sıra göçmen kökenli olmanın siyasette çifte bir mücadele anlamına geldiğine dikkat çeken Bozkurt, kadınların siyasete yalnızca daha fazla temsil değil, farklı bir liderlik ve iletişim anlayışı da getirdiğini söyledi. Ona göre artık yalnızca kadınların siyasette yer alması değil, kadınların siyaseti nasıl yaptığı da konuşulmalı.

“Üst basamaklara çıkarken engeller hâlâ var”

Siyasette kadınların belirli bir noktaya kadar desteklendiğini, ancak üst kademelere çıkarken hâlâ çeşitli engellerle karşılaştığını belirten Bozkurt, bu durumun özellikle kadın ve göçmen kökenli siyasetçiler açısından daha da belirginleştiğini ifade etti.

“Bilhassa kadın ve göçmen kökenliyseniz, ikisi bir araya geliyorsa işler daha da zorlaşıyor. Ve çalışmayı seviyorsanız, emek vermeyi seviyorsanız, yorulmayı seviyorsanız biraz fazla seviliyorsunuz” diyen Bozkurt, bu sözleriyle kadınlardan beklenen özverinin kimi zaman onların daha fazla yük üstlenmesine yol açtığına dikkat çekti.

Bozkurt’a göre hızlı ilerleyen, sorumluluk alan ve görünür hale gelen kadınların önüne zaman zaman engeller konulabiliyor. Ancak kadınların okul yıllarından itibaren çalışmaya, sorumluluk almaya ve emek vermeye alıştırıldığını belirten Bozkurt, bunun siyasette de kendisini gösterdiğini söyledi.

“Kadınlar daha bilinçli ve dayanışmacı”

Tüm bu zorluklara rağmen kadınların son yıllarda daha fazla bilinçlendiğini ve özgüvenlerinin arttığını söyleyen Bozkurt, kadın dayanışmasının öneminin de giderek daha fazla fark edildiğini belirtti.

“Daha çok dayanışmaya ihtiyaç duyulduğunu, bunun ne kadar önemli olduğunu fark ediyorum. Bir araya geliniyor, konuşuluyor, stratejiler düşünülüyor: ‘Ne yapabiliriz? Nasıl destekleyebiliriz hemcinslerimizi?’ şeklinde.”

Bozkurt’a göre bu dayanışmanın yalnızca siyaset alanıyla sınırlı kalmaması gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarında ve özel sektörde liderlik yapan kadınların da bir araya gelerek güçlü hareketler oluşturabileceğini belirten Bozkurt, kadınların ortak bir hedef etrafında buluşmasının önemli bir toplumsal güç yaratabileceğini düşünüyor.

“Kadın gibi siyaset mümkün”

Röportajın dikkat çeken başlıklarından biri de “kadın gibi siyaset” kavramı oldu.

Bozkurt, kadınların liderlik anlayışının ve iletişim biçiminin farklılaşabildiğini düşünüyor.

“Çalışmaları farklı oluyor, komünikasyon, iletişimleri farklı oluyor. Grup motivasyonları bile farklı oluyor ve pozitif karşılanıyor. Daha başarılı gruplar, ekipler yönettikleri görülüyor.”

Bozkurt’a göre bu farklılık bir eksiklik değil, siyasetin ihtiyaç duyduğu çeşitliliğin bir parçası. Kadınların iletişim, ekip çalışması ve grup motivasyonu konusundaki güçlü yönlerinin siyasette daha fazla görünür olması gerektiğini savunan Bozkurt, bunun liderlik anlayışını da dönüştürebileceğine dikkat çekiyor.

Merkel örneği: “Gösterdi ama çok dillendirmedi”

Bozkurt, kadınların siyasette farklı bir liderlik anlayışı oluşturmasına örnek olarak Almanya’nın eski Başbakanı Angela Merkel’i de gösterdi.

Merkel’in siyasi kariyerinin ilk dönemlerinde erkek egemen siyaset tarzından çok farklı görünmediğini belirten Bozkurt, zaman içinde çevresini kadınlarla güçlendirmesinin ve kendi liderlik tarzını oluşturmasının önemli bir değişim yarattığını söyledi.

“Öyle bir noktaya geldi ki kadın gibi siyaset yapan bir siyasetçi olup fazlasıyla gönül kazandı. Yani bir anne duygusu yarattı insanların üzerinde.”

Ancak Bozkurt’a göre Merkel’in bu yaklaşımı kamuoyunda yeterince görünür kılmadığı bir nokta vardı:

“Bence Merkel söylemeden, dile getirmeden kadın siyaseti yaptı. Ama kamuoyunda bunu çok fazla dillendirmedi, gündem yapmadı. Birazcık dillendirseydi, önemini vurgulasaydı insanlar da ne yaptığını daha iyi anlardı.”

“Do good and talk about it”

Bozkurt’un siyasette kadınların görünürlüğüne ilişkin en önemli mesajlarından biri ise “Do good and talk about it” – yani “İyi yap ve yaptığın iyilikten bahset” yaklaşımı.

Kadınların başarılı olmalarının tek başına yeterli olmadığını söyleyen Bozkurt, yapılan işlerin ve elde edilen başarıların görünür kılınması gerektiğini vurguluyor.

“Hem örnek olunsun, insanlar görsün, bilsin. Neden bu tür bir strateji gözetildiğini bilsinler. Ona göre onlar da uygulasın ve bu stratejinin başarılı olduğunu anlasınlar. O yüzden bana göre daha fazla bunun konuşulması lazım. Hem sergilenmesi, örnek olunması hem de konuşulması lazım.”

Bozkurt’un mesajı net: Kadınların siyasette yalnızca var olması değil, kendi siyaset yapma biçimlerini görünür kılması da önemli. Çünkü görünür olan her kadın, kendisinden sonra gelecek başka bir kadın için siyasette yeni bir alan açıyor.

Özlem Coşkun – KADINCA.TV – 17.08.2026 – 21:00
© Fotoğraflar:    AYPA.TV

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*